Turkiye

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 09-05-2010
Saat: 04:03

mirc indir

Türkiyenin Resmi Türkçe mIRC Sitesi
Site Map Contacts anasayfa
yazarYazar: admin | tarihTarih: 10 Mayıs 2010 / 12:23

Aracınız mı çizildi dert etmeyin tamamını boyatmak da çizik arabayla gezmek zorunda kalmayacaksınız.

Şehir trafiğinde araçlarımız istenmeyen sebeplerden dolayı sık sık çizilmekte ve boyasında yıpranma ve bozulmalar olmaktadır. Araç çizik kalemi çok hızlı şekilde ve profesyonelce kaporta üzerindeki çizikleri yok etmektedir.

• Otomobilinizde yer alan çizikler hızlı ve etkili şekilde giderir.
• Direk olarak kurur ve üzerinde tortu bırakmaz. Bu yüzden neredeyse gözükmez.
• Her renge uygulanabilir.
• Derin ve büyük çizikleri de onarır.
• Zımparalamaya kazımaya gerek kalmadan onarır.
• Aracınıza kendiniz uygulayabilirsiniz.
Hemen satın almak için tıklayın!!!

Popularity: 1% [?]

Tags: , , ,

Related posts

yazarYazar: admin | tarihTarih: 10 Mayıs 2010 / 12:15

Kırışıklara karşı “kök”lü çözüm

Günümüzde estetik cerrahinin sunduğu imkânlarla insanı adeta baştan aşağı yenilemek mümkündür. Son zamanlarda en çok yapılan estetik operasyonların başında burun estetiği, ikinci sırada meme büyütme (protez) operasyonları, üçüncü sırada ise liposuction yani ğ alma operasyonları ve ardından da kaş kaldırma, göz kapağı operasyonu, yüz germe ve gençleştirme, meme küçültme ve dikleştirme, karın germe, bacak germe, çarpık bacakların düzeltilmesi ve kepçe kulak operasyonları gelmektedir.

Bunların yanı sıra estetikte, de küçük girişimlerle kısa zamanda sonuç alınabilen yöntemler uygulanabiliyor. Bunlar endoskopik kaş, alın ve yüz germe, S-lifting (small lifting) minifacelifting, kaşların asılması, göz kapaklarının gerilmesi dolgu maddeleri (juvaderm, restylane), peeling, botox, saç ekimi şeklinde sıralanmaktadır. Bu yöntemlerin çoğu lokal anestezi altında ve sedasyonla yarım saat ile iki saat arasında uygulanabiliyor ve hasta aynı gün evine dönebiliyor.

Kök hücre ile gençleşme (lipofiling)

Kısa sürede sonuç alınabilen küçük girişimlerden birinin de, son günlerin en çok tercih edilen işlemi olan kök hücre ile gençleşme yani lipofilling’tir.

Tüm vücuda uygulanabilen bu işlem, şlanmaya bağlı olarak doku kaybına uğrayan, çöken yüz ovalinin genç görünüme kavuşmasını da sağlıyor. Kök hücre ile yüz gençleştirme (lipofiling), tüm vücuda uygulanabilen işlem. şlanmaya bağlı olarak doku kaybına uğrayan, çöken yüz ovalinin daha genç görünüme kavuşmasını sağlıyor.

Kendi ğ dokunuz enjekte ediliyor

Vücudun belli bölgelerinden ğ alıp (liposuction), başka bölgelere ğ vererek (lipofilling), kişinin vücudunda ihtiyacı olan düzeltmelerin yapılabiliyor. Böylece vücudu adeta heykel şekillendirmek mümkündür. Lokal anestezi ile kişinin kendi vücudundan alınan ğ ve dokunun yüze enjekte edilir. İçinde bolca kök hücre barındıran bu dokuların, yüze enjekte edildiğinde çok daha dolgun ve kırışıksız, yani çok daha genç görünüm elde edilir. Bu yöntem sayesinde kişi sadece kendi ğ ve dokusuyla çok kısa zamanda, sosyal şamdan hiç kopmadan, hiç yabancı madde vücuduna enjekte edilmeden çok genç görünebilir.

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu

Popularity: 1% [?]

Tags: , , , , , , , , , ,

Related posts

yazarYazar: admin | tarihTarih: 10 Mayıs 2010 / 12:14

Hamilelikte el ve kol uyuşması

Özellikle hamilelikte görülen rahatsızlıklardan biri Karpal Tünel Sendromu’dur. El ve kolda uyuşma ile ortaya çıkan hastalık ilaç cerrahi yöntemlerle tedavi edilebiliyor. Op. Dr. Serdar Armağan Karpal Tünel Sendromu ile ilgili en çok merak edilen soruları yanıtlıyor.

Tuzak nöropati vücudumuzun çeşitli yerlerinde görülen, yakınındaki anatomik yapıların sıkıştırması sonucu buradan geçen sinirin yaralanmasıdır. Karpal Tünel Sendromu (KTS) üst kolda en sık görülen tuzak nöropatidir. Median sinir avuç içi tarafında tam bilek kıvrımında bulunan karpal tünel denilen kanal içinden geçer ve baş, işaret ve orta parmağım avuç içine bakan yüzeyine dağılır. Çeşitli nedenlerle burada meydana gelen sıkışma sonucu KTS dediğimiz hastalık meydana gelir.

Karpal Tünel Sendromu’na tetikleyen nedenler nelerdir?

- El bileğinin tekrarlayan hareketi,

- Bilek üzerine direkt baskı,

- Uzun süreli vibrasyon yapan el aletlerinin kullanılması,

- Yanlış pozisyonda bilgisayar kullanımı,

- Hamileliğin ilerleyen devreleri,

- Romatoit artrit, şeker, hipotiroidi (tiroit bezinin az çalışması) sistemik hastalıklar,

- Müzisyenlik, teknisyenlik bahçe işleriyle uğraşma.

Karpal Tünel Sendromu hangi şikayetlerle ortaya çıkar

- Geceleri uyuşuk el ile uyanma. En çok baş, orta ve işaret parmağında uyuşukluk ve daha sonra bu parmaklarda oluşan ve bazen kola yayılan ağrı başlangıç şikayetidir.

- Hastalık tedavi edilmezse özellikle el sıkmada zorlanma, eldeki eşyayı düşürmeler başlar.

- Daha ileri evrelerde tedavi edilmez ise başparmağın el bileğine yakın avuç içi tarafındaki kasta erimeler başlar.

Karpal Tünel Sendromu nasıl teşhis edilir?

Hastanın anlatmış olduğu şikayetler ile tanı konur. KTS hastalığın kesin teşhisi iyi nörolojik muayene ile başlar, daha sonra boyun fıtığını ayırmak için MRI istenir. Ve hastaya EMG (sinir iletim testi) tetkiki yaptırılır. Ayrıca sistemik hastalığı ayırmak için gerekli kan tetkikleri istenir (kan şekeri, tiroit hormon seviyeleri, kan sayımı). Bu verileri değerlendiren doktor tanıyı kesinleştirdikten sonra hastalığın tedavisini planlar.

Karpal Tünel Sendromu’nda tedavi nasıl uygulanır?

Hastanın şikayetleri az ve yeni başlamış ise öncelikle hastalığı tetikleyen şeker sistemik hastalıklar varsa bunlar tedavi edilmeli bunun için dahiliye uzmanından yardım alınmalıdır.

Şikayetleri devam eden hastaya el bileğini nötral pozisyonda (doğal pozisyonda) tutan atel takılır. Ağrı kesici ve bu bölgedeki ödemi azaltacak ilaçlar verilir. Bilek bölgesine steroid enjeksiyonları denenebilir.

El bileğine yük veren ve median sinirin sıkışmasına sebep olan hareketler yasaklanır.

Hastaların %50′si bu tedaviden sonuç alınır ama dikkat edilmezse şikayetler tekrarlayabilir.

Yukarda saydığımız önlemler ve tedaviden sonuç alamayan hastalarımıza lokal genel anestezi altında cerrahi tedavi uygulanır. 3-4 cm’lik kesi ile mikroskop altında sıkışan sinir üzerindeki bant açılır. Sinir bu girişimle rahatlatılarak hastamızı bezdiren şikayetlerden kurtulması sağlanır. Aynı gün taburcu edilir.

Popularity: 1% [?]

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Related posts

yazarYazar: admin | tarihTarih: 10 Mayıs 2010 / 12:13

Lohusalıkta saç dökülmesi

Saç dökülmesi hemen her dönemde insanlar için ciddi problem olarak karşımıza çıkar. Kozmetik olarak ortaya koyduğu olumsuzluklar nedeniyle de kadınlar için daha da büyük problemdir.

Mevsimsel dökülmeleri ve erkek tipi saç dökülmelerini dışarıda bıraktığımızda doğum yapmış hemen her kadının karşılaştığı ve adeta kabusa dönen saç dökülmeleri lohusalıkta şanan en ciddi problemlerden biridir.

Lohusalıkta görülen saç dökülmesine doğum yapmış kadınların tümü maruz kalabilmektedir. Dökülme sürecinin kısa dönem yerine aylarca sürebiliyor olması da saç dökülmesini daha da fazla endişe edilebilir tablo haline dönüştürmekte. Saç dökülmesi problemi şayan lohusa kadınların bilmeleri gereken en önemli nokta, bu saç dökülmelerinin geçici olduğu ve mutlaka sağlıklı saçların büyük oranda yerine tekrar gelebileceğidir. O bu saç dökülmeleri neden oluşup da kabus halini alacak kadar hızlı ve yoğun saç kayıplarına kadar gidebilen durumlara dönüşüyor?

Gebelik süresince kadının tüm gelişme hormonları ve östrogen düzeyleri en üst düzeyde seyrederken saçlar çok güçlü şekilde canlanır. Saç kökleri üretim fazına (Anagen Faz) girerek saçların daha da sağlıklı uzamasını destekler. Burada rol oynayan en önemli faktörlerden biri gelişme hormonlarıdır. Bu hormonlar her hücre düzeyinde olduğu saç kökü hücrelerinde de yenilenme ve şamsal faaliyetlerini üretim düzeyinde sürdürme yeteneği sunarlar. Bunun sonucu olarak saç kökü hücreleri gebelik süresince üretim fazında olacağından saçları daha güçlü ve sağlıklı üretmeye başlarlar. Bunun sonucunde gebelikte saç dökülmesi azalır. Böylece saçlar gür ve sağlıklı görünür.

Burada rol oynayan ikinci faktör ise östogen hormonudur. Östrogen hormonu saç lehinde çalışan, sağlıklı saç gelişimini destekleyen ve saçları koruyan hormondur. Gebelik döneminde artan östrogen hormonu da sağlıklı saç gelişimini çok iyi şekilde destekleyerek saç köklerinin üreme fazında devam etmesini sağlayarak saçların uzamasını ve gelişmesini destekler ve saç dökülmesine engel olacak şekilde saçları korur. Bunların sonucu olarak gebelik döneminde herhangi saç dökülmesi problemi olmadığı tersine hamile kadınlarda hiç olmadığı kadar güçlü, sağlıklı saçlar oluşur.

Bebeğin doğumuyla sonlanan gebeliği takiben tüm sistemde gelişim hormonları ve östrogen hormonu olması gereken normal düzeylerine iner. Böyle hormonal düzenleme saç kökü hücrelerinde yoksunlukmuş algılanarak gebelik süresince alıştığı hormon düzeylerini yakalayamayan saç kökü hücreleri sanki bu hormonlar eksikmiş , göreceli algılamayla yoksunluk belirtisi olarak saç üretimini büyük oranda durdurur. İşte tam bu noktada saç kökleri toplu istirahat dönemine (Telogen Faz) girerler ve saçlar 2-3 ay kısa sürede dökülmeye başlar. Saç kökü hücrelerinin istirahat fazını uzatma yönündeki davranışlarını sürdürmeleriyle saç dökülmesi de 5. 6. aya kadar uzayabilir. Saçlarının büyük kısmını aylar içinde kaybeden anne haklı telaşa düşer. Bu dökülmeler daha da sürerse kel mi kalacağım korkusu kabusa dönebilir.

İyi haber bu dökülmelerin normal koşullarda her lohusa kadında görüldüğü ve en geç 6 ay içersinde de sonlanarak dökülen saçların tekrar yerine gelmesi yönünde olaylar zincirinin başladığıdır. Ancak bu doğal süreç her zaman kısa olmayacağından zaman zaman saç dökülmesi tedavisine başvurmak gerekebilir.

Lohusalıkta saç dökülmesine karşı kullanılacak olan tedaviler saç derisine sürerek uygulanabilen ve lokal etkili ürünlerden ibaret olmalıdır. Ağızdan alınacak olan hap formundaki ürünlerin içerisindeki maddelerin anne sütüne geçme riski nedeniyle kullanılması doğru olmaz. Saçlı deriye sürerek uygulanabilecek ürünler içinden, etkisi en üst düzeyde olması için ve daha süratle, daha güçlü olarak etki edecek olan nanoteknolojiyle hazırlanmış nanozom içerikli iksir niteliğinde ürünler seçilmelidir. Bu ürünlerden de içeriğinde adenosine, grape seed extract ve azelaic acid etken maddelerin hepsini birden içeriğinde barındıran losyonlar tercih edilmelidir. Aynı içerikli şampuanların normal günlük şampuan olarak kullanılması tedaviyi destekleyici nitelikte olacaktır. İçeriğinde yan etki oluşturabilecek ve saçlı deriye sürüldüğünde kana karışarak bebekte de yan etkilere yol açabilecek minoxidil ilacı bulunanlardan kaçınılmalıdır.

Prof. Dr. Meral Şaşoğlu

Popularity: 1% [?]

Tags: , , , , , , ,

Related posts

yazarYazar: admin | tarihTarih: 10 Mayıs 2010 / 12:12

Organik bebek kıyafetleri

Yeni doğan bebeklerimizin cildi son derece hassas olduğu için ona giysi seçerken çok dikkatli olmalıyız. Dışardan gelebilecek herhangi zararlı maddeye karşı bünyesi zayıftır olduğundan dolayı ona organik ürünler giydirmeye özen göstermeliyiz.

Organik giysiler, hammadde aşamasından, üretim aşamasına kadar yapısına doğal olmayan maddelerin karışmadığı ürünlerdir. Organik olmayan ürünlerin üretiminde kullanılan kimyasalların çevreye zarar vermesinin yanında, üretimin çeşitli aşamalarında dokuma maddelerinin yapısına karışarak, ürünün yapısında kalmakta ve giysi vücuda temas ettiğinde, deriden kana ve dokulara geçmektedir.

Bebeğinize giysi seçerken

Dr. Deniz Tamtekin bebeklerimize giysi seçerken onun hassas cildine uyabilecek ürünler seçmeye özen göstermemiz gerektiğini vurguluyor.

Bebeğimizin giysileri pamuklu, yumuşak ve doğal kumaşlardan yapılmış olmalı. Giydirdiğimiz giysilerin tümü bebeğin rahatça hareket etmesini sağlamalı, yeterince geniş olmalı ve kan dolaşımını engellememelidir.

Dikkat edilmesi gerekenler noktalar
● Özellikle omuzlarında çıtçıtları olan tulumları da üst giysilerini tercih etmenizde yarar var. Bu üst giysileri, boyun kısmından genişleterek bebeğinize daha rahat giydirebilirsiniz.
● Pamuk doğal malzemelerden yapılmış giysiler, bebeğinizin cildinin en rahat nefes alabildiği malzemelerdir. Kullanılan malzemelere bakın, dikiş yerlerini kontrol edin. Şişkin da kabarık olan dikiş yerleri kaşıntı yapabilir.
● Minik düğmeli da bağlanması zor giysiler almayın. Geçme düğmeli ve çıtçıtlı giysilerin kullanımı daha rahat ve kullanışlıdır.
Yatak çarşafının, battaniyesinin temizliğine dikkat eteniz gerekir.
● Battaniyesinin tüylü olmamasına özen göstermelisiniz, çünkü tüyleri yutabilir.

Standart belgeli ürünler
Bebeğiniz için yıkanınca boya vermeyen ve alerji yapmayan standart belgeli ürünleri (Eko-Tex standart 100 belgesi) tercih etmelisiniz.

Organik giysilerin yararları
Yeni doğan bebeğinizin cildinin doğal ğ salgılama özelliği zayıf olduğu için ve cildinin kendi kendine yatıştırıcılığı az olduğu için, bebeğinizin cildi çok özel ve kırılgandır. Organik ürünler, cildin nemli ve yumuşak olması için cildi korur.

Yenidoğan cildinin bağışıklık sistemi mükemmel değildir. Bebeğinizin cilt dayanıklılığı, dış etkenlerden ve stresten korunma kapasitesi kısıtlıdır. Organik ürünler, sağlıklı ve iyi yapılandırılmış cildin oluşmasını sağlar. Cildin metabolizmasını aktive eder.

• Organik ürünler,bebeğin problemli cildini hemen yumuşatır ve rahatlatır. İçerdiği bitkiler sayesinde, bebeğinizin cildinin sakin ve sağlıklı olmasını sağlar.

• Bebeğinizin cildi çok hassastır ve çok basit dış etkenlerden hemen etkilenir. Yapay renkler ve alkol cildi için çok zararlı olabilir.

Popularity: 1% [?]

Tags: , , , , , , , , , , , , , , ,

Related posts

yazarYazar: admin | tarihTarih: 10 Mayıs 2010 / 12:11

Hamilelik döneminde kozmetik ürünlere dikkat!

Hamile kadınların en büyük sıkıntıları; ilaç, ışın, kimyasal maddeler ve deri yoluyla maruz kaldıkları maddelerin zararlarıdır. Bu kimyasal maddeler; solunum yoluyla, ağız yoluyla tensel temas ile alınabilirler. Bazı maddeler anne karnındaki bebeğin (fetus) gelişimini olumsuz etkileyeceği bazı maddelerinde hiç yan etkisi olmadığı deneylerle gösterilmiştir. Bazılarının ise, kötü etkilerinin olup olmadığı halen bilinmemektedir. Kimilerinde ise, gebeliğin belirli sürelerine kadar zararlı etkili, daha sonraki aylarda zararsızdır. Bu yan etkiler, bebeğe hem fiziksel hem de zihinsel zararlar verebilir, gelişimini engelleyebilir.

Özellikle saç boyarken tedbirli davranın

Kozmetik (saç boyaları, kremler, parfümler, temizleyici maddeler vs..) kullanımında, genelde, en sık problem saç boyalarıdır. Sıklıkla kullanılan, kalıcı ve yarı kalıcı boyaların içindeki maddelerle yapılan deneylerde, bebek üzerine zarar verici etkiler görülmemiştir. Fakat tedbirli davranmak için, doğum sonrasına kadar saçların boyatılmaması daha uygundur.

Değişiklik yapmak, beyazlarınızı gizlemek dip boya yaptırmak istiyorsanız, gebeliğin üç ayından sonra, bitkisel saç boyaları kullanabilirsiniz.

Saç düzleştirme ve perma işlemlerini hamilelik sonrasına bırakın

Saç düzelticilerin (straightener) ki bunlar sodyum hidroksit ve bisülfit denilen kimyasal oluşumlardır ve kullanılmaları tavsiye edilmemektedir. Saç düzeltmelerin, hava ısı ve press yolu ile yapılması daha güvenlidir. Perma yöntemlerde ise kullanılan kimyasal maddeler saçlı deriden emilip kana karışabilir. Bunların kullanılması ile bebekte doğumsal sakatlık gelişmesi arasında ilişki saptanamamıştır, fakat tamamen güvenilir olduğunu söyleyebilmek içinde daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Bu yüzden doğum sonrasına kadar saçlarınızın doğal kalmasında fayda vardır.

Nemlendiricileri rahatlıkla kullanabilirsiniz

Deodorant, şampuan, ve diğer cilt bakım ürünlerinin, bebek gelişimi üzerine zarar verici etkileri olup olmadığı üzerine yeterli bilimsel araştırma olmamakla beraber şimdiye kadar herhangi problem rapor edilmemiştir.

Cilt için kullanılan kremleri rahatlıkla kullanabilirsiniz. Cilt çatlaklarının oluşmasını azaltmak için kakao ve lanolin kremleri kullanılabilir.

Hamilelik döneminde makyajın zararlı olup olmadığı da sıkça sorulan sorulardan biridir. Ancak; bu konuda herhangi çalışma yapılmamış olmakla birlikte; bugüne kadar makyajın hamilelik üzerinde olumsuz etkisi görülmemiştir.

Bebeğin gelişimindeki en önemli zaman üç aydır. Bu süre içindeki zararlar diğer aylara göre daha fazla olmaktadır, kısa süre için biraz daha dikkatli olmak hem bizim hem de bebeğimizin sağlığı açısından faydalı olacaktır.

Çok sıcak su ile banyo yapmaktan kaçının

Hamilelik her yönüyle dikkat ve bakım isteyen süreç. Sağlıklı bebek sahibi olmanın yanında, annenin de kendine özen göstermesi arzulanan ve göz ardı edilmemesi gereken nokta. Hamilelikte ve sonrasında anneleri en fazla üzen konuların başında ise fazla kilolar ve cilt problemleri (çatlaklar) geliyor.

Doğumdan sonra vücudun deforme olmaması için hamilelik sırasında çok süren ve çok sıcak banyolardan kaçınmak gerekiyor. Eğer bundan vazgeçemiyorsanız, hiç olmazsa çıkmadan önce ılık duş alıp bebeği rahatlatın. Aslında yalnızca ılık duş en uygunudur. Arada yapılacak hafif kese, kan dolaşımını artırır. Daha sonra kol ve bacaklara vücut sütü de tatbik ettiğinizde günlük vücut bakımınız bitmiş demektir.

Gebelikte fizyolojik cilt değişiklikleri ile baş etmek mümkün

Hangi kadında gebelikte ne cilt değişikliği ortaya çıkacağını tahmin etmek zordur. Bazı anne adayları gebelik döneminde herhangi cilt sorunu şamazken, bazılarında cilt kuruluğu, karın çatlakları, kaşıntı, ciltte ğlanma sorunlar ortaya çıkabilir. Bazı anne adaylarında da başta yüz olmak üzere vücudun her yerinde çok sayıda lekeler oluşabilir.

Gebelikte cilt değişikliklerinin sorumlusu gebeliğe bağlı her tür değişiklikte olduğu gebelik döneminde artan hormonlardır…

Melasma, Kloazma (Gebelik maskesi)

Sıklıkla yanaklar, alın, üst dudak, burun ve çenede düzensiz sınırlı kahverengi lekelere “gebelik maskesi” denir. Yüzde 70-90 kadında görülen bu pigment artışı doğumdan sonra sıklıkla ortadan kalkar. Ender durumlarda pigment artışı adeta dövme yaptırılmış cildin derin katlarına ulaşır. Böyle durumların tedavisi bu konuda tecrübeli cilt uzmanı tarafından gerçekleştirilir.

Hamilelikte güneş ışınlarına karşı dikkatli olun

Yoğun ultraviyole ışık kaynağı olan güneşten uzak durmak ve güneşe çıkıldığı zamanlarda en az 20 faktörlü güneşlenme kremi kullanmak lekelenmelerin azaltılmasında oldukça etkilidir. Yazın bulutlu havalarda bile güneşin UV ışınlarının cilde etki gösterebileceği unutulmamalıdır.

Lekelenme olan bölgelerin makyajla kapatılmasında sakınca yoktur.

Gebelikte sivilceler

Gebelikte özellikle 8. haftadan itibaren değişen hormonal ortam bazı anne adaylarında önceden varolan sivilcelerin artmasına da defa gebelik döneminde sivilcelerin ortaya çıkmasına neden olur. Ender durumlarda ise varolan sivilcelerde azalma görülür. Yüz cildi temiz ve kuru tutulmalıdır.

Sivilceler kozmetik sorunlar yarattığında doktor önerisine göre topikal (bölgesel) ilaçlar kullanılabilir Dikkat edilmesi gereken diğer nokta da şudur: izotretinoin içerikli “sivilce ilaçlarının” doğumsal anomalilere neden olduğu kanıtlanmıştır. Bu yüzden gebelik döneminde sivilceleriniz için ilaç kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışmalısınız!

Tırnak değişikliklerini önemseyin

Tırnaklar cildin uzantısı olarak kabul edilirler ve gebelik döneminde artan hormonların etkisiyle tırnaklar yumuşayıp incelerek kolay kırılır hale gelebilirler. Tırnak cilası durumu daha da kötüleştirebilir. Bulaşık ve çamaşır yıkarken lastik eldiven kullanmak, el ve tırnaklara nemlendirici losyon sürmek çoğu durumda faydalı olur.

El ve ayaklarda kızarıklık

Latincede “palmoplanter eritem” adı verilen bu , gebelik dışındaki dönemde ortaya çıktığında karaciğer hastalığını düşündürmesine karşın; gebelik döneminde fizyolojik olarak ortaya çıkabilir. Avuç içlerinde ve nadiren de ayak tabanlarında kızarıklık ve kaşıntı şeklinde ortaya çıkar.

Palmar eritemin de diğer çoğu cilt değişikliğinde olduğu gebeliğe bağlı olarak kandaki östrojenin artması nedeniyle ortaya çıktığı düşünülmektedir. Kaşıntı şiddetli olduğunda nemlendirici kremler faydalı olabilir. Nemlendiricilere cevap vermeyen kaşıntılarda ise doktor önerisine göre bazı ilaçlar kullanılabilir.

Uz. Dr. Zerrin Baysal

Popularity: 1% [?]

Tags: , , , , , , , , , ,

Related posts

yazarYazar: admin | tarihTarih: 10 Mayıs 2010 / 12:09

Çatlaklardan korunun

Tıp dilinde “Stria” denilen oluşumlar, deri altındaki genişlemelere aşırı büyümeye bağlı olarak deride oluşan yarıklardır. Elastikiyeti olmayan deri alanlarında görülür. Derinin alt tabakası olan dermisteki elastin ve kollajen liflerinin yırtılmasına bağlı olarak gelişen yarıklardır. Aslında tıbbi olmasının yanısıra; daha çok kozmetik problemdir. Uz. Dr. Zerrin Baysal “Cilt çatlakları ve tedavisi” hakkında bilgi .

Gebelik döneminde ve aşırı kilolu kişilerde çok görülür
Deri çatlakları derinin devamlı şekilde gerildiği vücut bölgelerinde görülür. Hamile bayanların; karın, kalça, bel ve göğüslerinde, ergenlik dönemindeki gençlerin; kalça ve göğüslerinde, diz ve uyluklarında, vücut geliştirme ile uğraşanların; omuzlarında, sırtlarında ve uyluklarında, aşırı kilolu kişilerde; kalça, bel, uyluk, karın, kol ve göğüslerde görülebilir.

Bazı hastalıklar ve çeşitli ilaçlar neden olabilir
Bazen kilo problemi şamayan kişilerde ilaç kullanımı da bazı hastalıkların bulgusu olarak da karşımıza çıkar. Bu ilaçların başında özellikle lokal da sistemik olarak kullanılan kortizon gelmektedir. Yine bazı endokrinolojik rahatsızlıkları olan kişilerde de görülebilir. Bu rahatsızlıklar genelde böbrek üstü bezlerinin aşırı çalışmasına bağlı olarak gelişen kortizon hormonunun artışıyla alakalıdır. Kortizon kollajen ve elastin liflerde kopmalara neden olduğu için çatlamalara yol açar. Kortizon kullanan hastaların tedavi protokolleri ayarlanabildiğinde bu yan etkiler neredeyse görülmeyecek kadar az rastlanabilir.

Uzman yardımı alın

Deri genellikle önce pembeleşir. Bu aşamadayken kaşıntı bu görüntüye eşlik eder. Daha sonra görünüm olarak kırmızı, mor ince yırtıklar halini alır. Boyları 1-2 cm, enleri 1-5 mm şeklinde yarıklar olarak görülür. Kişi bunların döküntü olduğunu sanıp dermatologa başvurur. Erken dönemde başvuran bu hastaların tedavisi daha başarılıdır. Hasta bunları önemsemez ve de gecikirse bu lezyonlar sedefimsi çizgiler haline dönüşür. İşte bu dönemde tedavi gerçekten zordur. Deri çatlakları oluştuktan sonra tedavisi gerçekten zordur. Özellikle ailesinde deri çatlağı olan bireylerde bu daha sık görüldüğü için kilo kontrolleri konusunda dikkatli olmaları gerekmektedir. Yine hızlı büyüme eğilimi olan çocuklarda çatlakların oluşumu konusunda takipçi olmak gerekir. Hamilelikleri döneminde olan bayanların çoğunda çatlak gelişebilme riski olduğu için, mutlaka bilinçlendirilmeleri gerekir.

Vücudunuzu sürekli nemlendirin
En önemli koruma mekanizması deri altı kolajen ve elastin liflerini güçlendirmektir. Bu da düzenli kullanılan nemlendiricilerle mümkündür. Deri elastikiyetini artırmak, deri altı dokusunun genişlemesine da büyümesine paralel olarak esnemesine yol açacaktır. Ayrıca spora başlayan kişilerin direkt ağır tempodan ziyade yavaş yavaş artırabilecekleri programla başlamaları gelişecek çatlakları önleyecektir. Çatlamış deri daha eskisi haline gelemez fakat çatlakların mevcut şiddetini azaltmak mümkündür. Bu için kullanılan çeşitli tedaviler vardır. Kimyasal peeling, fototerapiler, karboksiterapi, mezoterapi, lazer tedavileri ve lokal retinoik asitler bu tedavilerdendir. Hiç tedavi çatlak görünümünü tamamen düzeltmez ancak estetik olarak görüntüyü daha iyi hale getirir.

Popularity: 1% [?]

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Related posts

Page 1 of 11
 


mirc Submit URL Toplist XFN Friendly Arama Motoru Submit Your Site To The Web's Top 50 Search Engines for Free!
mirclife.com mirc, türkçe mirc, türkçe mirc indir, türkçe mirc download, mirc indir, mirc sohbet odaları, mirc chat gibi kelimelerde google aramalarda yer almaktadır